Horozlar ötünce

Horozlar ötünce

Freedom House diye bir düşünce kuruluşu rapor yazıyor.
Merkezi Washington DC'de.
Amerika'dan Türkiye'ye sallıyor. "Basın Özgürlüğü" falan yokmuş bizde.
Adını duymadığımız ülkeleri üzerimize koymuş.
Bizden daha iyilermiş.
Yedikleri naneye bak.
134. sıraya oturtmuş bizi basın
özgürlüğünde.

Türkiye'den adını vermedikleri bir gazeteciye sormuşlar.
O da anlatmış Türkiye'deki basın esaretini. "O gazeteci kim" diye soruyorlar, adını vermiyor herifler. Çünkü o gazeteci belli ki bizden gözüken CIA uşağı.

Sitemiz -- www.dunyavegercekler.com

Zira bu Freedom House'a en büyük PARA'yı SOROS aktarır.

İsrail'in çıkarları için kendini yırtan bir kuruluştur.
Ve dahası CIA içindeki Yahudiler'in kontrolündedir.

Başkanı da CIA eski direktörü James Woosley'dir zaten.

Adam Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi adlı lobinin kurucu üyelerinden.

Poland-America-Ukranie Cooperation Intiative adlı kuruluş üzerinden Ukrayna'ya milyonlarca dolar aktı.

Nerede hükümeti indirmek isteyen varsa ceplerine para dolduruldu.
İnsanlar parayla sokaklara salındı.
Milyon dolarları dağıtan kurum da Freedom House tarafından yönetiliyor.

Yani dünyanın en NİFAKÇI kurumlarından biri.

İşi bu!!! Kendini İslam ülkelerini paramparça etmeye adamış bir kurum.
Ve bizim içimizden bir gazeteci onlara ÖTMÜŞ. "Basın özgürlüğü yok" demiş.

Kime demiş?
İsrail uşağı, CIA'nın yan kuruluşu Freedom House'a.

O ötünce berideki tavuklar da boş durur mu?
Aldılar sayfalarına taşıdılar.

Bremen mızıkacıları gibi bu raporu çaldılar sayfalarına.
Yok neymiş dünyaya rezil oluyormuşuz!
Ee zaten adamlar da tellal bağırtalım diye böyle bir rapor hazırlıyor.
Maksat hasıl oluyor işte.

Dışarıda tef çalarlar, içerde oynatırlar adamı.

ABD'de İsrail'e, Yahudi baronlara göbekten bağlı yüzlerce düşünce kuruluşu vardır.
Hemen hepsinde maaşlı Türkler çalışır.

O maaşlılar aracılığı ile içimizdeki ihanete yatkınlara ulaşırlar. "ÖT BAKALIM YAVRUM" derler.
Ve öttürürler.
Kimi konuşturacakları konusunda uzmandırlar.
Gelip asla bana sormazlar mesela.

Biz de sabahları bu horozların raporlara yansıyan sesleri ile uyanırız. "Vayy be" deriz.

Köşe yazarıysak otururuz masaya. "Bizi tüm dünyada yerin dibine batıran rapor... Memleket nereye gidiyor?" diye başlarız yazmaya.

Tüm dünyanın bizim rezilliğimizi konuştuğuna inandıran cümleler sıralanır peş peşe. "Diktatör" diye bitiririz yazımızı.

Diktatör dediğimiz adama aklımıza geleni saydırırız köşemizden.
Hakaretler havada uçuşur.

Sosyal medyaya yayarız sonra yazıyı.
Vatandaşlar da katılır küfür kıyamete.
Özgürce herkes söyleyeceğini söyler.
Hatta özgürlük sınırlarını bile zorlar.

Diktatörlerin idam sehpasında sallandıracağı konulara bile girer.
Özgürlüğün tadını çıkarır doyasıya.

CIA merkezinde birileri birilerini tebrik eder.
Operasyon kutlaması yapılır.

Binlerce insanı gaza getiren Freedom House'a teşekkür edilir.

Freedom House da vatanını satan raporcu horozun banka hesap numarasını alır.

Hayat böylece devam eder gider.

Baksanıza biri gitmiş Londra'da ne demiş;

"Türkiye'de sokakta sağa sola bakmak bile yasak".
Horozlar artık "YOK DEVE" oldu...
Maalesef kargalar bile gülüyor.

Bekir Hazar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız